Günlük yaşantımızda her yanımızı sarmalayan endişelerimizin akışında hiç biraz durup düşündünüz mü? Dünya’nın bambaşka bir bölgesinde herhangi bir insan şu anda ne yapıyor? Farklı kültürleri ve farklı yaşantıları paylaşan insanların endişeleri, sevinçleri, mutluluk veya hüzün kaynakları bizimkilerden ne kadar farklı olabilir? Takvimlerde paylaştığımız sıradan bir günü, bir başka insan ne kadar farklı yaşıyor olabilir?

Tüm bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir yapımdan bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda YouTube ana sayfasında Öne Çıkanlar bölümünde yer alan; izlediğimde beni oldukça heyecanlandıran ve düşündüren benzersiz bir belgesel projesi olan Life in a Day hakkında konuşacağım.

Bizler kendi yarattığımız devasa ve sürekli değişen kaotik bir düzende hayatımızı sürdürmeye çalışan; bünyelerimizde birbirinden farklı hikayeleri barındıran, aynı duyguları ve heyecanları farklı biçimlerde yaşayan canlılarız. Life in a Day, insanların bu muazzam çeşitliliğinin arkasındaki ortak duyguları, heyecanları ve endişeleri gün yüzüne çıkarabilen bir belgesel. Bunu yapabilmesinin arkasındaki temel sebep ise belgesel çekimlerinin dünyanın her bölgesinden insanların katılımıyla gerçekleştirilmiş olması.

Life in a Day, kamerası olan ve isteyen tüm insanların katkıda bulunabildiği bir belgesel. Bu proje ilk olarak, Temmuz 2010’da “bir gününüzü bize gösterin” çağrısı sonucunda binlerce insanın; 189 ülkeden gönderdiği 80.000’i aşkın kliple gerçekleştirilmiş.

80.000 insanın gönderdiği, toplamda 4.500 saatlik, görüntüden yönetmen Kevin Macdonald ve ekibi 90 dakikalık bir uzun metraj film hazırlamış ve ilk gösterim 2011 Sundance Film Festivali’nde ve YouTube’da gerçekleştirilmiş. Aşağıda 24 Temmuz 2010 tarihinde çekilen görüntülerden oluşturulan filmin fragmanını izleyebilirsiniz.

Bu belgeselin özel ve tarif edilemez bir yapıda olmasının sırrı projenin ortaya çıkma sebebinde yatıyor. Life in a Day; dünyanın dört bir yanından farklı kültürlerle büyümüş, farklı yaşantılara sahip, birbirlerinden gerek somut gerekse soyut engellerle uzaklaştırılmış olan insan topluluğunun özünü anlatıyor. Ve bu fikir, belgeseli izleyen herkesin ondan kendine has ve yegane bir anlam çıkarmasını sağlıyor. Bizler var olan tüm farklılıklarımız ve kusurlarımızla bir bütünü temsil eden ve kendi dünyamızda insan olabilen özel bir topluluğuz. Ve bizler farklılıklarda kendimizi bulabiliyoruz.

Bu belgeselin üzerinden on sene geçmesinin ardından fark edip izlemiş olmamın yanı sıra, burada yer almasının bir diğer sebebi ise yaşadığımız enteresan yılın bir gününün (25 Temmuz 2020) yapımcı Ridley Scott ve yönetmen Kevin Macdonald tarafından tekrar kayda alınmak istenmesi.

Life in a Day, yapımının ardından on sene sonra, 25 Temmuz 2020 Cumartesi gününde bizlerden bir günümüzü kaydedip paylaşmamızı istiyor. Belgeselin amacı göz önüne alındığında, bizlerden beklenen tüm doğallığımız ve sıradanlığımızla hayatımızın bir gününü kayda almamız.

Aradan geçen on yıl ile birlikte değişen dünya ve artan sosyal medya kullanımı dikkate alındığında, bu yıl belgesele katkıda bulunacak insanların sayısı hayli fazla olacaktır. Fakat, bir sene sonra, 2021 Sundance Film Festivali’nde gerçekleştirilecek olan gösterimde; günümüz sosyal medya platformlarında büyük bir özen ve dikkatle paylaştığımız yaşantılarımızdan ziyade daha samimi ve gerçekçi anların yer alacağını düşünüyorum. Zira yapımcı ve yönetmenin bu yıl için olan çağrısında da böyle bir ifade yer alıyor.

Ve, bu yıl için olan çağrının ayrı bir videosu.

Projeye katılım için kameranız olması ve belirli standartlarda (24 FPS, yatay çekim) çekim yapabiliyor olmanız yeterli. Hayatınızın bir gününün herhangi bir anını veya 25 Temmuz’u birlikte geçirdiğiniz başka birinin hayatını (izninin alınması kaydıyla) aşağıda yer alan sorulara da yanıt vererek ya da göstererek kayda alabilirsiniz.

  • Neleri seversiniz?
  • Nelerden korkarsınız?
  • Neleri değiştirmek istersiniz? Bunlar kendi özel hayatınız veya genelde dünya ile ilgili şeyler olabilir.
  • Ne anlatmak istersiniz?

Proje ile ilgili detaylı bilgi ve katılım ekranına ulaşmak için buraya tıklamanız yeterli. Projenin ilk belgeselini izlemek isterseniz diye aşağıya YouTube bağlantısını ekliyorum.

İlginiz için teşekkür ederim, iyi seyirler dilerim.

Paylaş:

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir